Başlangıç / Televizyon ve Dizi Tutkusu

Televizyon ve Dizi Tutkusu

Türk halkının olmazsa olmazlarından biridir  Televizyon.  Sanki dünya için değil de adeta Türk halkı için çıkarılmış bir icattır. Bu yüzden ülkemizde hemen hemen her evde en az bir televizyon mevcuttur. Televizyonda yayınlanan programlar ve diziler de olmazsa olmazlarımız arasında her zaman en üst noktada yer alır. Özellikle dizilerin, geleneksel Türk yaşantısındaki yeri tartışılamaz boyuttadır. İnsanlar, akşamları özellikle de yemekten sonra televizyonun karşısına yayılır ve sıcak çaylarını yudumlarken dizilere dalar giderler. Dizileri neden bu kadar sevdiğimiz, aslında tartışmaya açık bir konudur. Bu konuda herkesin kendine göre bir kanısı vardır elbet; fakat bana sorarsanız hayalperest bir ülke olduğumuz için dizileri bu kadar çok seviyoruz. Bu hayaller, masum ve zararsız olmuştur her zaman. Eminim ki Türk halkı bir dizi izliyorsa hemen kendine uygun bir karakter seçer. O karakteri savunur her zaman. İyi de yapsa, kötü bir suç da işlese onun masum olduğuna ya da yaptıklarının doğru olduğuna inanmayı sürdürür. Her insanın karakteri farklı olabilir ; ama genel olarak olmak istediğimiz kişi oluruz dizi içinde. Kimisi zengin ve yakışıklı bir erkeği sever dizide, kimisi şımarık bir kızı. Bu durum insanın karakterinden tutun da çevresine kadar birçok durumdan etkilenerek meydana gelir.

 

Diziler, bütün bu özellikleri sayesinde insan yaşamında önemli bir yer edinmiştir. Bu yüzdendir aslında akşamları her işimizi bırakıp televizyon başına kurulmamız. Sırf bu yüzden kadınlarımız, akşam olmadan tüm işlerini bitirmek isterler. Akşam yemeği bile biran önce yenir, sofra vakit kaybetmeden toplanır, yapılacaklar ışık hızı ile yapılır ve dizilerin başlama saati heyecanla beklenir. Dizi başladığı zaman sessiz olmak gerekir ev içinde. Sadece yorum yapılması gereken yerlerde gerekli yorumlar yapılır. Zaman zaman ‘’ Vah vah ‘’ , ‘’ Tüh gördün mü ne yaptı kadına ‘’ ya da ‘’ Ben biliyordum bunun böyle olacağını ‘’ gibi sözler yükselir evlerimizden. İşte bu sözler halkımızın ne kadar masum olduğunun göstergesidir. Biz , asla kötü düşünmeyiz ve hep iyi şeylerle mutlu oluruz. Çok az insan dizide geçen kötü bir sahne sonrası sevinir. Eğer Türk halkı , kötü olayların yaşandığı bir sahneyi severek ve içi rahat bir şekilde izlerse mutlaka o sahneye maruz kalan kişi hak etmiştir başına gelenleri…

Peki bu kadar Televizyon ve dizi tutkunu olunması iyi bir şey mi? Aslına bakarsanız, ayrı bir makale konusudur bu durum. Ancak çok uzatıp kafanızı ütülememek adına kısa kesmek istiyorum. Ancak şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. 60-70 sayfalık bir eseri 3-4 sezona sündürmek nasıl bir mantıktır? Veya sigaraya içkiye özendirmemek adına mozaikleme yapılırken, verilen çarpık mesajlara kim mozaikleme yapacak? Geçenlerde nette bir söz gördüm: “Dizilerde sigaraya içkiye özendirmek yasak, yengeye baldıza özendirmek serbest” diyordu. Tebessüm ettirici bir üslupla yazılmış olsa da çok düşündürücü bir sözdür…

Telvizyon ve dizi izlemeyin diyemem ancak, izleyeceğimiz dizileri seçerken, en azından çocuklarımız için seçici olmakta fayda var diyorum…

Facebook Yorum

Hakkında: burakveelif

Ben burakveelif..! Yıllardır kullandığım tabir ile, “internet denizinde bir damla”. Yaklaşık 10 yıldır blog yazarlığı ile beraber, amatör olarak başladığım web maceramda, başta joomla!, wp, smf gibi hazır scriptlerin yanında html, php gibi yazılım dilleri ile de "amatör" olarak ilgilenme fırsatı buldum. Detaylar için lütfen tıklayınız>>>

İlginizi Çekebilir

Avniye Egemen EROĞLU – Yamaçlar / Kırmızı

Yıllardır tanıdığım; iyi bir mühendis, iyi bir dost, iyi bir arkadaş, iyi bir anne ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir