Başlangıç / Kelimeler / Bilgiler / Soğuk Algınlığı

Soğuk Algınlığı

soguk-alginligi

Neredeyse kış bir yüzünü gösterdi. (gerçi şu sıralar, yurdun batı kesimleri her ne kadar yazdan kalma günler yaşatsa da…) Etrafımızda aksıran tıksıran bir dolu insan görmeye başladık yine. Ve sanıyorum bu durum, nisan-mayıs dolaylarına kadar da devam eder diye düşünüyorum.

Evet, kış aylarında en sıklıkla karşılaşacağımız hastalıkların başında gelir soğuk algınlığı. Direnci düşük kişilerde havaların ani soğuması ile meydana gelen hava değişiminden kaynaklı olarak bağışıklık sistemleri zayıf kişilerin bu hastalığa yakalanırlar. Genellikle ilaçsız tedavi edilerek hastalıktan kurtulmaya çalışıyor olsa da kimi zaman soğuk algınlığı sonucunda vücuda bulaşan bakteriler kulak ve burun yolunu kapatarak hastanın ilaçla yani düşük dozlarda da olsa antibiyotik kullanmaya zorlar. 

Soğuk algınlığının başlıca belirtilerine gelince genellikle hastalığa yakalanacak kişilerin boğazları kurur bunun sonucunda hafiften boğazlar yanmaya ve ağrımaya başlar, hapşırık, öksürük, iştahsızlık, baş ağrısı, göz kızarıklığı, yorgunluk, titreme vb. belirtilerinin yanı sıra hastalığa yakalanacak kişinin konuşmasında belli olabilir. Konuşurken sesler boğuk çıkar. 

Soğuk algınlığı bulaşıcı bir hastalık olmakla beraber korunmanın birçok yolu mevcuttur. Soğuk algınlığına yakalanan kişiler ile yakın temasta bulunmamak gerekir. Bununla beraber soğuk algınlığına yakalanmamak için özellikle c vitamini bakımından güçlü meyve ve sebzeler tüketmek, hasta olan kişilere dokunmaktan kaçınmak belli başlı önlemlerdendir.. Bunların sonucunda soğuk algınlığına yakalanan kişilerin tedavisinde kullanılan en yaygın yöntemlerin başında hatalığa yakalanan kişilerin bol bol su tüketmesi gerekir. Hastalığa yakalandıktan sonra mümkünse birkaç gün dinlenmek, aynı zamanda hastalığın ilerleyen evrelerinde baş ağrısı ve ateşi dindirmek için çeşitli ilaçlar kullanmak iyi gelebilir. Bununla beraber burun tıkanıklığını gidermek için buhar banyosu yapmak mümkün olabilir.  Sıklıkla başımıza gelen bu hastalıktan korunmak için hastalığa yakalanmadan vücut direncimizi olabildiğince güçlü tutmak gerekir.

Peki, bu durumu ciddiye almazsak ne olur? Şayet ciddiye almaz ve kendimize dikkat etmezsek, basit yöntemlerle atlatacağımız bir hastalık için doktorluk olabilir, ileriki aşamalarda da bronşit ve dahi zatürre gibi sıkıntılı durumlarla karşılaşabiliriz.

Tabii yukarıda saydığım önleyici yöntemler, hemen herkesin bildiği ve doktorlarında sıklıkla telaffuz ettiği yöntemlerdendir. Ancak unutmamak gerekir ki, ilaç kullanmak için mutlaka doktor reçetesi gerekir. Zira herhangi birisine iyi gelen bir ilaç, bir başkasında ters etki gösterebilir. Doktora görünmeden ve doktor reçetesi olmadan ilaç kullanmanızı –her ne kadar doktor olmasam da- şahsen önermiyorum. 

Herkese sağlıklı günler temenni ediyorum.

burakveelif

Facebook Yorum

Hakkında: burakveelif

Ben burakveelif..! Yıllardır kullandığım tabir ile, “internet denizinde bir damla”. Yaklaşık 10 yıldır blog yazarlığı ile beraber, amatör olarak başladığım web maceramda, başta joomla!, wp, smf gibi hazır scriptlerin yanında html, php gibi yazılım dilleri ile de "amatör" olarak ilgilenme fırsatı buldum. Detaylar için lütfen tıklayınız>>>

İlginizi Çekebilir

Kredi Notum Ne Zaman Neye Göre Güncellenir?

Bildiğiniz üzere; daha evvel kredi notu ile ilgili şurda>> ve şurda>> iki konu paylaşmıştım. Konuyu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir