Başlangıç / Kelimeler / Hikayeler / Yeşil Çimen Üzerinde Üzerinde, Aşık Oldum Ben Sana

Yeşil Çimen Üzerinde Üzerinde, Aşık Oldum Ben Sana

yesil-cimen-uzerinde-asik-oldum-ben-sanaO şarkıyı bilir misiniz, ismi ‘zilli de maşa darbuka’ olan? Nakaratında geçer bu sözler; ‘yeşil çimen üzerinde, aşık oldum ben sana.’ Bir piknik etkinliğinde başlamış bir aşk hikayesini anlatmak için başlık olarak o sözler uygun geldi bana. Kimler mi yaşadı bu hikayeyi? Belki evinizden bir sokak ötede oturan, belki de hiçbir zaman ayak basmayacağınız bir şehirde yaşayan bir çift. Bunun önemi var mı?

Bu aşk dedikleri öyle bir şey ki; siz ne hissediyorsanız aynı anda dünyanın tee bir ucunda yaşayan birisi de aynı şeyi hissediyor olabilir. Bu çocuk sahibi olmak veya üniversite diploması almak ya da çok sevdiğin birini kaybetmek gibi konularda da böyledir muhtemelen. Aşağı yukarı aynı üzüntüler, aynı sevinçler; mesafelere rağmen. Dilin, dinin aynı olmamasına rağmen. Ama biz bu sohbeti çok uzatmayalım değil mi, hikayemize geçelim. Peki, başlıyoruz:

yesil-cimen-uzerinde-asik-oldum-ben-sanaOnlar bir tatil gününde aynı piknik alanında gördüler ilk defa birbirlerini. Kız bir grup arkadaşıyla, erkek de ailesinden insanlarla beraber gelmişti ve 2 grup birbirlerine yakın yerlere koymuşlardı örtülerini, sepetlerini, hamaklarını. Piknik için şahane bir gündü; hava güzeldi ama aşırı sıcak değildi, her taraf ağaçlarla doluydu ve biraz yürümeyi göze alanların en azından ayaklarını serinletebilecekleri küçük akarsular da vardı çevrede. Kız dört dönüyor, piknik alanındaki ağaç masalara tabaklar yerleştiriyor ve bunları büyük bir zevkle yapıyordu, bir yandan da mırıl mırıl şarkılar söyleyerek. O an itibarıyla mutluluğun, enerjinin, hayatından memnun olmanın resmi gibiydi. Mümkün mü böyle bir görünümden etkilenmemek kalbi boş olan bir genç adam için? Bir kıza gözlerini dikip yiyecek gibi bakacaklardan değildi, arada bir bakıyordu, her baktığında da daha çok hoşuna gidiyordu. Kız da fark etti onu, 1-2 baktı, geçti. Erkeğin kafası vızır vızır çalışıyordu bir yandan, bu kızı bir daha görmeyi şansa kadere bırakası yoktu, bir çare; iletişim kurmak, bir kere daha olsun görebilmek için bir çare?

Aşk bir sürü yüzü, şekli olan bir şeydir ve yüzlerinden biri de budur evet. Bir kadını veya bir erkeği ilk defa görürsün, hakkında hiçbir şey bilmezsin ve onu bir daha görmek istersin. Bir daha görmezsen olmazmış gibi gelir, çok önemli bir şeyi kaçırmış olacaksın gibi, bir fırsat ellerinin arasından kaçıp gidiverecekmiş gibi. Belki gerçekten öyledir-belki değildir, belki o insanı tanımamak senin için daha iyi olacaktır ama o anda bunların önemi yoktur, sen öyle hissedersin. Erkek öyle hissediyordu işte. Aklından neler geçiyordu; bir kağıda telefon numarasını veya mail adresini yazıp bir şekilde kızın eline mi tutuştursa, gruptan biriyle arkadaşlık kurmayı deneyip onun üzerinden kıza yaklaşmayı mı denese, ne yapsa?

yesil-cimen-uzerindeFırsat kendiliğinden geldi; kız gelip 1-2 malzeme istedi onlardan. Esas erkeğimiz hemen fırladı, buldu, getirdi, sundu-bütün şirinliğiyle. Kıza onları kendisi taşımayı teklif etti, kız reddetmeyince de beraber 2-3 dakika yürümemeleri olanağı doğdu. Bütün bunları şu şekilde düşünün; dışarıdan bir nezakettir, bir zarafettir gidiyordu ama erkeğin kafasının içinde fikirler dans ediyordu; nasıl yapsam? Düşünecek fazla zaman yoktu, açık olmayı tercih etti. Konuştu: ‘Sizi görmek, izlemek, tavırlarınızı seyretmek büyük keyif verdi bana. Çok isterim hiç değilse bir kere daha görmeyi. Bana güvenmeniz için hiçbir sebep yok, biliyorum. Ama bir şans vermeyi düşünürsünüz belki. Düşünür müsünüz?’ Kız güldü; ‘evet’ dedi, ‘düşünürüz.’ ‘İlginizi çektiğimin farkındayım, hayatımda kimse yok ve evet, size bir şans verebilirim. Ondan sonrası o şansı nasıl kullandığınıza kalır.’ Erkek kıza numarasını verdi, kız 1-2 kere tekrarlayıp ezberine aldı ve hemen az sonra kaydedeceğini söyledi.

Erkek ailesinin yanına dönerken hangi şarkıyı söylüyordu dersiniz? Evet onu; ‘yeşil çimen üzerinde üzerinde, aşık oldum ben sana.’ Keyifli bir parçadır, dinlemediyseniz bir dinleyin, fıkır fıkır bir melodisi vardır.

Hikayenin devamı? Onu da 1-2 gün sonra anlatalım.


[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Sesli Dinle”] Şayet Makaleyi sesli dinlemek isterseniz, “Sesli Dinle” butonuna basınız..!

Facebook Yorum

Hakkında: burakveelif

Ben burakveelif..! Yıllardır kullandığım tabir ile, “internet denizinde bir damla”. Yaklaşık 10 yıldır blog yazarlığı ile beraber, amatör olarak başladığım web maceramda, başta joomla!, wp, smf gibi hazır scriptlerin yanında html, php gibi yazılım dilleri ile de "amatör" olarak ilgilenme fırsatı buldum. Detaylar için lütfen tıklayınız>>>

İlginizi Çekebilir

Kendi Cenaze Namazını KIlan Şehitler

Babamım dostlarındandı. Dimdik yürürdü. Hani Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmemiş tipler vardır ya, öyle biriydi. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir