Başlangıç / Kelimeler / Yorumsal Kelimeler / Nefretin Anatomisi

Nefretin Anatomisi

nefretBir insan, durup dururken nefretin eşiğine gelebilir mi? Hatta severken nefret edebilir mi? Hakikaten aşk ve nefret kardeş midir ve ikisini birbirinden ince bir çizgi mi ayırır? Bakalım neymiş nefretin anatomisi?

Karşılaşır, görür, tanır, beğenir, tercih eder ve hatta arkadaşlık edersiniz. Bu arkadaşlık zamanla sırdaşlık ve belki de -karşı cins ise- aşka dönüşür. Birlikte çok iyi vakit geçirir, doyumsuz sohbetler yaparsınız. Sohbet ettikçe tanır, tanıdıkça daha çok sohbet edersiniz. Sürekli bir arada olmak istersiniz. Bu ilk anlarda, her iki tarafta birbirine inanılmaz hoşgörülüdür.

İşte bu bahsettiğim şey sanırım sevgi. Zira bir insan bir insan ile –herneşekilde olursa olsun- vakit geçirmekten keyif alıyorsa, hata ve kusurları hoşgörüyorsa, ya da bu hata ve kusurlara –üzerine vazife değilken üstelik- türlü kılıflar uydurmaya çalışıyorsa, seviyodur umarım…

Peki sevginin ölçüsü nedir? Var mıdır bir birimi? Henüz tam tomurcuklaşmamış, amatör felsefi yapımla düşündüğümde sanırım cevap şu: fedakarlık… Evet, insan fedakarlık yaptığı kadar seviyordur kanımca. Zaten birçok filozofvari yazar da: “sevmek; onun için neler yaptığın değil, nelerden vazgeçtiğin dir” demiyor mu, bu duyguyu betimlerken? Tamami ile varlığa özgü bir duygu sevgi. Ve o ne güzel, ne vazgeçilmez bir duygu…

Peki ya nefret? Nefrette varlığa dair bir duygu değil mi? Eğer varlık, önemsediği nesneleri seviyor ve benliğinden bir duygu kümesi sunuyorsa, sunmuş olduğu duygu “nefret” olduğunda, daha mı az önemsemiş olur?

Bana göre, sevgi ne kadar kişiye özelse, nefrette o denli kişiye özeldir ve birbirinden ayrı düşünülemez. İnsanlar, genellikle insanlardan nefret ettiğini söyler ancak yukarı da bahsettiğim gibi, öze inildiğinde yine de önemsediklerinin belirtisidir.

Şöyle düşünelim. Çok iyi giden bir ilişki, karşılıklı yanlış anlaşılmalar ve akabinde gurur patlaması ve inatlaşmalar ile son bulduğunda, çoklukla ifade edilen nefrettir. Bazen tek taraf, bazen de her iki taraf birbirinden nefret ettiğini ifade eder. Oysa ki, bu durumda duygulara bir “decoder” takılsa, her iki tarafın da nefret diye tanımladığı şey “kırılmışlık” tır. Olay daha da ileri gitti ve karşılıklı olarak, “taammüden” zarar verme ve incitme boyutuna ulaştı diyelim. Bu durumda belki bir miktar nefretten söz edilebilir. Bu durumda dahi, karşılıklı bir önemseme ve hatta belkide bir beklenti vardır. Zira sevgi nasıl ki çabucak nefrete dönüşebiliyorsa, nefret te çabucak sevgiye dönüşebilir diye düşünüyorum…

Peki, bu tarz bir ilişki ne zaman “tam anlamıyla” biter??? Bu tarz bir senaryonun sonunda, “nefret” dahi yoksa, emin olun herşey ama herşey bitmiştir…

O nedenle, en ağır cümle: “senden nefret bile etmiyorum” dur çoğu zaman.

Facebook Yorum

Hakkında: burakveelif

Ben burakveelif..! Yıllardır kullandığım tabir ile, “internet denizinde bir damla”. Yaklaşık 10 yıldır blog yazarlığı ile beraber, amatör olarak başladığım web maceramda, başta joomla!, wp, smf gibi hazır scriptlerin yanında html, php gibi yazılım dilleri ile de "amatör" olarak ilgilenme fırsatı buldum. Detaylar için lütfen tıklayınız>>>

İlginizi Çekebilir

Gerçek Dürüstlük Nedir?

  Dürüstlük… ne derece ve nereye kadar? Tanımı doğruluktan şaşmamak ve gerçekleri çarpıtmamak olsa da, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir