Kul Hakkı..!

kul-hakki-1

Öncelikle  belirteyim, ben bir ilahiyatçı değilim. Dolayısıyla bu makalede okuyacaklarınız kendi fikrim olup beni bağlar. Başlığı okuduğumuzda hemen herkesin az-çok bir fikri vardır sanıyorum. Ve eminim ki, herkes bilgisi dahlinde bu konuya dikkat ediyordur. Ancak ne kadar dikkat ediyoruz hiç düşündük mü?

Konuyu biraz daha açmak gerekirse, hemen her din yasaklamıştır bu durumu. Tüm ruhani dinlerin aynı kaynaktan geldiğini düşünürsek zaten aksi olması beklenemez. Ben bir din bilimcisi ve/veya ilahiyatçı değilim demiştim. Ancak ihtiyacımız olan kadarını okuyup araştırdığımızda dahi bu durum açıkça görülüyor.

Genel yaygın anlayış; bir kişinin malını çalma, borcunu ödememe, emeğin karşılığını vermeme olarak görür kul hakkını. Peki sadece bunlarla sınırlı mıdır? Vaktin nakit olduğu günümüzde, insanların vaktini gereksiz yere almak kul hakkı değil midir? Özellikle İstanbul trafiğinde çokça karşılaştığımız, kuralsızca şerit değiştirme, araya girme, makas atma kul hakkı değil midir? Ya da herhangi bir işimizi, araya adam ve/veya torpil koyarak halletme (hem de diğer insanlar sırada beklerken) kul hakkı değil midir?

kul-hakki-2

Şimdi bu makaleyi yazmama neden olan olaya gelelim. Malum bu hafta AÖF sınav haftası. Dolayısı ile ben de sınavlara katıldım. Sınav çıkışı sabit bir saat olduğu için, herkes aynı dakikada sınavdan çıktı ve tüm araç sahipleri hemen hemen aynı dakikalarda aracını çalıştırarak çıkışa doğru yöneldi. Tek bir çıkış olduğu içinse doğal olarak uzun kuyruklar oluştu. Buraya kadar herşey normal. Ancak bazı uyanıklar(!), şerit ihlalleri, ters yönden gitmelerle trafiği daha bir içinden çıkılmaz hale soktular. İçlerinden birisine camı açarak: “Kul hakkının ne olduğunu biliyor musun?” dediğimde aldığım cevap: ”artislik yapma” oldu. Şimdi normal şartlarda, direksiyon başında olmasak, yüzüme karşı o kelamı  edebilir mi? Bu ayrı bir makale konusu, ancak sorduğum soruya aldığım cevap beni bu makaleyi yazmaya yönlendirdi.

İstatistiklere göre ülkemizde yaşayanların %99 u müslüman. İslam dinine göre ise kul hakkı haram. Hatta Cenab-ı Hakk diyor ki: “bana ne ile gelirsen gel affederim ancak kul hakkı ile gelme.”  Yani din alimlerinin dediğine göre, Allah diyor ki: “Sevaba 1’ e 10, günaha 1’ e 1 yazarım.” Yani 1 sevap işlediğimizde amel defterine 10 sevap yazılırken, 1 günah işediğimizde amel defterine 1 günah yazılıyor. “Ve işlediği günaha tövbe ederse silerim.” Yani tövbe edildiğinde amel defterinden günah siliniyor. “Tövbede sebat edilirse sevaba çeviririm.” Yani işlenen günaha tövbe edip, bu tövbede sebat edilirse sevaba çevriliyor. Ne kadar hoşgörülü değil mi? Ancak bir konu hariç. O da kul hakkı…! Yani kul hakkının tövbesi yok, affı yok. Tek şart, hakkını yediğiniz her kuldan helallik almak.

Peki yukarıda bahsettiğim durumu yaptık ve ileride pişman olduk diyelim. Hakkını yediğimiz her insanı tek-tek bulma şansımız var mı? Yok.! O halde Müslüman olduğumuzu iddia ediyorsak ne yapmamız lazım? Elbetteki kul hakkı konusunu etraflıca düşünüp kul hakkına girecek eylemlerden kaçınmamız lazım.

Zaten bu durum, insan hakları ve kültür ile de alakalı bir durum değil mi?

Unutmamalıyız ki, eğitim ailede başlar. Biz evlatlarımızı birbirine saygı, insan hakları ve kul hakkı konularında eğitmediğimiz müddetçe, okulda ne kadar anlatılırsa anlatılsın durumda çok fazla bir değişiklik olmayacaktır. Zira anne veya babasını model alan bir çocuk, anne ve babanın yaptığını bilinçaltına “doğru davranış” olarak kaydedecek ve ileride yaptığı hareketlerin doğruluğunu, o doğru süzgecinden geçirerek yapacaktır. Emin olun, bunuları düşündüğümde dehşete kapılmadım desem yalan olur. Zira yukarıda kısaca anlattığım olayın muhattabı olan kişinin yetiştirdiği çocuğun doğru süzgeci nasıl olur sizce? Ve emin olun şuanda o kişilerden çok ama çok fazla var.  

Elbette ki bu konu; 400-500 kelime ile anlatılacak bir konu değil. Ancak ben, bu konuyu açıklamayı din alimlerine bırakıp, sadece bu gün yaşadığım olay karşısında düşündüklerimi size aktarmak istedim.

Umarım bir gün herkes bu konuya azami dikkati gösterir ve dünya daha yaşanılası bir dünya olur.

Saygılarımla… 

burakveelif

Facebook Yorum

Hakkında: burakveelif

Ben burakveelif..! Yıllardır kullandığım tabir ile, “internet denizinde bir damla”. Yaklaşık 10 yıldır blog yazarlığı ile beraber, amatör olarak başladığım web maceramda, başta joomla!, wp, smf gibi hazır scriptlerin yanında html, php gibi yazılım dilleri ile de "amatör" olarak ilgilenme fırsatı buldum. Detaylar için lütfen tıklayınız>>>

İlginizi Çekebilir

Gerçek Dürüstlük Nedir?

  Dürüstlük… ne derece ve nereye kadar? Tanımı doğruluktan şaşmamak ve gerçekleri çarpıtmamak olsa da, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir