Başlangıç / Kelimeler / Yorumsal Kelimeler / Bir Çöküş Sebebi: Korku (Serdar DİREK)

Bir Çöküş Sebebi: Korku (Serdar DİREK)

 

korkuİnsan varoluşu gereği hatalarla doludur. Bu hatalar yer yer faydalı, hayat kurtaran ve kişiyi güvende tutan refleksler olmakla beraber bazen de insanı kaplayan, çıkmaza sokan ve aşılamaz bir engelin önünde gibi hissettirip zaman kaybettiren birer işkence olabilir. Korku hissi şahsın en aşılması zor hissiyatlarından biridir. Çocukluktan bu yana edinilen öğretiler, karşılaşılan koşullar ve verilen karanlar kişinin korkuya olan yaklaşımlarını geniş bir skalaya bürümüştür. Kiminin korku eşiği yüksek iken kiminin oldukça alçak, çabucak kapılabilinir ve karşılaşılan bu tür durumlar karşısında hızlıca etkilenebilinir bir statüde varolabilir.

Korku fiziksel ve hormonal bir aktivite fakat öğretiler genelde korkunun en temel kaynağıdır. Örneğin bir çocuğun köpeklerden korkması yani fobik davranışı köpekle ilgili bir vukaattan kaynaklı olabilir. Aynı çocuğun ateşten korkması yani refleksif davranışı yine bir yanık vukaatından kaynaklı olabileceği gibi ateşle ilgili işitsel yahut görsel bir uyarıdan fazlasıyla etkilenmekle de gerçekleşmiş olabilir. Kişinin korkuya karşı verdiği tepkinin şiddeti doğru orantılı olarak edinimin ani ve etkileyiciliği ile de bağlantılı olabilir.

İnsan evrimi yıllardır korku ile şekillenmiş, kişi ve toplumlar da dönemlere göre farklı batıl inanç, yırtıcı hayvan ve yöneticilere karşı korku duymuş refleksif ve fobik davranışlar göstermişlerdir.  İlkel çağlarda vahşi hayvanların insanları göç ettirdiği ve onları farklı iklimlere sürükleyip yeni çevre koşullarına göre evrilttiği bilinmektedir. Bu korku kaynaklı evrim insanların hayvanları evcilleştirmesi için onları korkutarak himaye altına alışı ile karşılıklı bir evriltme durumuna dönüşmüştür. Korku toplumları bu ve benzer şekillerde bir arada tutmuş, bazen ayırmış bazen de kendi iç ve dış bürokrasilerinde etkili olmuştur.

Tarih boyunca dikdatoryanın hüküm sürdüğü toplumlarda insanları yönetme ve yönlendirme aracı olarak korku baskın bir etken olarak kullanılmış, insanlar ölüm tehditleri, meşruiyetsizleştirme ve mülk fessi baskıları ile korkutulmuş ve boyuneğmeleri sağlanmıştır. Korku, medeniyetlerin başlamasına ve yıkılmasına bu ve bunun gibi ahlak dışı yöntemlerle aracı olmuş, şahısların otokontrol mekanizmalarında derin ve nesilden nesile aktarılabilir bir virüs haline dönüşmüştür.

Korku faydası olduğu kadar zararlı bir hale gelebilmektedir. Şahısların, toplumların ve hayvanların  değişimlerinde ana rolü oynayabilmiş, binlerce yıl farklı şekillere ve renklere bürünüp günümüze kadar etkin bir his olarak doğamızda yer almıştır. Ünlü filozof Platon korkunun sosyolojik rütbesini ile ilgili şöyle bir tespitte bulunmuştur;

-“Saygı olan yerde korku olur, ama korku olan yerde her zaman saygı olmaz.”

Bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonrada farklı bir şekilde var olup toplum ve şahısları olumsuz yönde etkileyecek ve toplumlarla beraber evrilmeye devam edecektir.

Serdar DİREK

Facebook Yorum

Hakkında: burakveelif

Ben burakveelif..! Yıllardır kullandığım tabir ile, “internet denizinde bir damla”. Yaklaşık 10 yıldır blog yazarlığı ile beraber, amatör olarak başladığım web maceramda, başta joomla!, wp, smf gibi hazır scriptlerin yanında html, php gibi yazılım dilleri ile de "amatör" olarak ilgilenme fırsatı buldum. Detaylar için lütfen tıklayınız>>>

İlginizi Çekebilir

Türk Halkı Facebook’u Neden Çok Sevdi..! – 2

  Bir önceki makalemde, facebook un tercih edilme sebeplerini teknik yönden ele almış ve yaptığı/yapabildiği …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir