Başlangıç / Kelimeler / Yorumsal Kelimeler / Seyahat Hastalığının Tarihsel Gelişimi

Seyahat Hastalığının Tarihsel Gelişimi

seyahat hastalığı İnsanlar tarihin derinliklerinden bu yana sürekli yaşadığı coğrafyadan yeni kara parçalarına gitme isteği ve ihtiyacı hissetmiştir. Bilinen tarihin başlarında yeni coğrafyalara doğru hareket etmek sadece ihtiyaç amacı gütmekteydi. Zira ben tarihte “bu yaz tatilimi şöyle havadar bir yerde çoluk çocuk geçirmek istiyorum, haydi hanım topla bavulları katırlara yükleyelim” cümlesini sarf edipte konumunu değiştirmiş bir kavim hatırlamıyorum. O zamanki seyahatler tamamen hali hazırda bulunulan yerleşim birimindeki yaşamsal kaynakların tükenmesi ve insanoğlunun hayatsal faaliyetlerini sürdürmesi için gerekli olanların bulunması amacıyla yapılıyordu.

Tabi günler, aylar, yıllar hatta yüzyıllar geçip 19. Asra kadar geldik. Dönemin asilzadeleri Amerika kıtasının keşfinden sonra cihana karşı daha da meraklı hale geldiler. Gelmemeleri anormaldi zaten. Kendileri için çalışan yüzlerce “köle”, sandıklar dolusu altın, hesaplarını bilmedikleri kadar paraları vardı. Gelecek merakları olmadığından dolayı yeni yerler keşfetme merakı doğurmak zorunda kaldılar. O diyar senin bu diyar benim amaçlı – amaçsız gezip durdular.

Derken 20. Yüzyıl geldi çattı. Dünyadaki yeni gelir kaynakları keşfedildi, ticaret modelleri değişti… Dünya yeni gelir sınıflarını yeniden adlandırmak zorunda kaldı. Bu gelir gurupları; kalburu tutanlar, kalbur üstüler, orta direkler ve yoksullar olarak isim aldı. Kalburun bizzat sahibi olanlarla kalbur üstü olanlar “tatil” diye bir şey keşfettiler. Ama aslında vardı da böyle bir şey keşif mi ettiler, yoksa yoktu da icat mı ettiler orasını bilemeyeceğim. Tek bildiğim şey flörtünü, eşini, çocuğunu, arkadaşını alıp dinlenmek istemenin hat safhada oluşu idi. Dinlenmek sadece başka bir coğrafyaya giderek mi yapılır, evde dinlenilemez mi bilinmez ama seyahat hastalığının en üst seviyeye çıkışı işte bu tarihlerde başladı. Gerçi insanlar haksızda değillerdi hani. Kirlenen hava, kalabalıklaşan şehir, keşmekeş trafik derken kaçmak istiyorlardı bunca işkenceden.

20. yüzyılın son çeyreğini az biraz geçtiğinizde ise seyahat hastalığı taşıyanlar; bu hastalıklarını tedavi etmek için seyahat araçlarının zabiti, pilotu, şoförü olma ihtiyacı hissettiler. Zira şartlar bu hastalığı tedavi etmek için namüsait değildi. İsteyen herkes özel teşebbüs veya kamuya ait okullarda bu mesleklerin eğitimini alıp kendi şifalarını kendileri; kendi kendilerine vermeye başladılar.

Eğer bu önlem alınamayan hastalığa kesin bir çözüm bulunamazsa korkarım bu insanları öyle kamyon, uçak, gemi yeterli gelemeyecek uzay mekiği kullanmaya başlayacaklar

Facebook Yorum

Hakkında: burakveelif

Ben burakveelif..! Yıllardır kullandığım tabir ile, “internet denizinde bir damla”. Yaklaşık 10 yıldır blog yazarlığı ile beraber, amatör olarak başladığım web maceramda, başta joomla!, wp, smf gibi hazır scriptlerin yanında html, php gibi yazılım dilleri ile de "amatör" olarak ilgilenme fırsatı buldum. Detaylar için lütfen tıklayınız>>>

İlginizi Çekebilir

Gerçek Dürüstlük Nedir?

  Dürüstlük… ne derece ve nereye kadar? Tanımı doğruluktan şaşmamak ve gerçekleri çarpıtmamak olsa da, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir